9. Hukuk DairesiYargıtay

Arabuluculuk Gideri Yargılama Gideri Olup Tarafların Haklılık Oranına Göre Paylaştırılması Gerekir

E. 2021/5888, K. 2021/9999 nolu 8.6.2021 tarihli 9. Hukuk Dairesi kararı.

Davacı D. G. adına Avukat O. Y. ile davalı Boğaziçi Üniversitesi Rektörlüğü adına Avukat F. D. E. arasındaki alacak davasına ilişkin İstanbul 32. İş Mahkemesince istinaf edilmeksizin kesinleşen 06.01.2021 tarih ve 2020/121 esas, 2021/127 karar sayılı kararının kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığının 18.05.2021 tarihli ve 39152028-153.01-708-2021-E. 789/14006 sayısı ile temyizi ile istenilmiş olmakla, dosyadaki tüm belgeler okunup dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

Davacı vekili, davacının 01.01.2014 tarihinden itibaren davalı bünyesindeki alt işverenler nezdinde kütüphane görevlisi olarak çalıştığını, 01.04.2018 tarihinde 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname gereğince kadroya geçtiğini, çalışma saatlerinin 20.30-08.30 aralığında olduğunu, bir gün çalışıp bir gün ara verildiğini, çalışmasının gündüze geçmeden devam ettiğini, çalışma sistemine göre her gün fazla mesai yaptığını, kararname gereğince geçici 23. Madde ile toplu iş sözleşmesi hükümlerinin uygulanacağının düzenlendiği ve toplu iş sözleşmesi gereği fazla çalışmaların normal ücretin 9,60 zamlı hali olarak belirlendiğini, hafta tatiline ilişkin olarak toplu iş sözleşmesi hükümlerinde iki yevmiye ödeneceğinin yazılı olduğunu ve vardiyalı çalışmalarda hafta tatilinin 6. günü takip eden 7. gün olarak belirlendiğini, toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre gece çalışmasının 20.00-06.00 aralığında olduğunu, bu saatlerde çalışan işçilere ücretlerinin 010 zamlı ödeneceğinin düzenlendiğini belirterek fazla mesai, gece çalışma ve hafta tatili ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili, davacının 20.30-08.30 saat aralığında çalışarak otuz altı saat istirahat ettiğini, haftada kırk iki saat ve günde altı saat çalıştığını, bazen ise 08.30-17.30 aralığında haftada beş gün çalışarak günlük sekiz ve haftalık kırk saat çalıştığını, yasal sürelerin altında çalışma olduğunu, otuz altı saatlik dinlenme süreleri nedeniyle davacının hafta tatiline hak kazanmadığını, gece zammına ilişkin gerekli ödemelerin davacının banka hesabına yapıldığını, belirsiz alacak davası açmakta hukuki yarar olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda toplanan delillere göre yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararı, kanun yararına bozulması için Adalet Bakanlığı temyiz etmiştir.

Taraflar arasındaki uyuşmazlık davalı üniversitenin harçtan muaf olup olmadığı ve zorunlu arabuluculuk giderinin nasıl hüküm altına alınacağı noktalarındadır.

Davalı Üniversite’nin 2547 sayılı Yasanın 56/b. maddesinin delaleti ile 492 sayılı Harçlar Yasa’sının 13/j maddesi uyarınca harçtan muaf olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece davalı üniversite aleyhine harca hükmedilmesi hatalıdır.

6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 11,12,13 ve 14. fıkraları;

“(11) Taraflardan birinin geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmaması sebebiyle arabuluculuk faaliyetinin sona ermesi durumunda toplantıya katılmayan taraf, son tutanakta belirtilir ve bu taraf davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile yargılama giderinin tamamından sorumlu tutulur. Ayrıca bu taraf lehine vekâlet ücretine hükmedilmez. Her iki tarafın da ilk toplantıya katılmaması sebebiyle sona eren arabuluculuk faaliyeti üzerine açılacak davalarda tarafların yaptıkları yargılama giderleri kendi üzerlerinde bırakılır.

(12) Tarafların arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaları hâlinde, arabuluculuk ücreti, Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesinin eki Arabuluculuk Ücret Tarifesinin İkinci Kısmına göre aksı kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit şekilde karşılanır. Bu durumda ücret, Tarifenin Birinci Kısmında belirlenen iki saatlik ücret tutarından az olamaz.

(13) Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde, iki saatlik ücret tutarı Tarifenin Birinci Kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenir. İki saatten fazla süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâlinde ise iki saati aşan kısma ilişkin ücret aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit şekilde uyuşmazlığın konusu dikkate alınarak Tarifenin Birinci Kısmına göre karşılanır. Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır.

(14) Bu madde uyarınca arabuluculuk bürosu tarafından yapılması gereken zaruri giderler; arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde anlaşma uyarınca taraflarca ödenmek, anlaşmaya varılamaması hâlinde ise ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır.” şeklinde düzenlenmiştir.

Somut uyuşmazlıkta, taraflar zorunlu arabuluculuk kapsamında arabuluculuk faaliyetinde bulundukları, tarafların ilk toplantıya katıldıkları ve arabuluculuk faaliyetinin yirmi dakika sürdüğü ve sonunda anlaşamadıkları anlaşılmaktadır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda arabuluculuk ücretinin tamamının davalıdan tahsiline karar verilmiş ise de; yukarıda belirtilen mevzuat uyarınca arabuluculuk giderinin yargılama gideri olduğu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun yargılama giderlerinden sorumluluk başlıklı 326. maddesinin 2. fıkrasına göre davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, Mahkemece yargılama giderlerinin tarafların haklılık oranına göre paylaştırması gerektiği, Mahkemece davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verildiği dikkate alındığında belirtilen arabuluculuk giderinin tarafların haklılık oranına göre paylaştırılması gerekli iken yazılı şekilde tamamından davalının sorumlu tutulması hatalıdır.

Açıklanan nedenlerle, Adalet Bakanlığı’nın Kanun yararına bozma isteminin kabulü gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, Adalet Bakanlığı’nın Kanun yararına temyiz talebinin kabulü ile Ankara 44. İş Mahkemesinin anılan kararının sonuca etkili olmamak üzere HMK’nın 363/1 maddesi uyarınca Kanun yararına BOZULMASINA, HMK’nın 363/3. maddesi gereğince gereği yapılmak üzere kararın bir örneğinin ve dosyanın Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE, 08.06.2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Başa dön tuşu

Reklam Engelleyici Algılandı

Lütfen reklam engelleyiciyi devre dışı bırakarak bizi desteklemeyi düşünün