1. Hukuk DairesiYargıtay

Bir Kişinin Bakıp Gözetileceğine İnandırılarak Temlik Yapılması Halinin Hile Olduğu Kabul Edilmelidir

E. 2016/11825, K. 2019/4470 nolu 9.9.2019 tarihli 1. Hukuk Dairesi kararı.

Taraflar arasında görülen davada;

Davacı, komşuları olan ve kendilerine yardım eden davalıya, eşine ve kendisine bakması karşılığı 24 adet taşınmazını ölünceye kadar bakma akdi ile devrettiğini, eşine de bakılacağı inancı ile sözleşmeyi imzalamasına rağmen bakım alacaklısının yalnızca kendisi olduğunu öğrendiğini, davalının kendisini esaslı hataya düşürdüğünü ileri sürerek, sözleşmenin feshine, olmazsa aşırı yararlanma (gabin) sebebi ile tapu kayıtlarının iptaline, bu da olmadığı takdirde ölünceye kadar bakma ilişkisinin güç ve imkansız hale gelmesi sebebi ile sözleşmenin feshi ile tapu iptal ve tescile karar verilmesini istemiştir.

Davalı, iddiaların doğru olmadığını, sözleşmenin geçerli olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, esaslı hata hâlinin bulunmadığı, davacının bakılmadığı iddiasını ispatlayamadığı, gabin şartlarının ise oluşmadığı gibi hile hukuksal sebebine dayanılmasını gerektirir bir eyleme de rastlanılmadığı, davalının bakım borcunu yerine getirdiği gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar Dairece “… davacı resmi akdin yapıldığı tarihte yaşlı ve çocuğu olmaması sebebi ile bakıma muhtaçtır.

Eşinin de yaşlı olması sebebiyle yaşantısını bundan sonra da huzur içerisinde sürdürebilmek için kendisine ve eşine destek olacak ve yanına sığınabileceği bir aile ocağı aramaktadır. Bu nedenle endişe içerisinde olan davacının bu yönde telkine ve tesire müsait bulunduğu tüm dosya kapsamından anlaşılmaktadır.

YARGITAY KARARI

Davalı, davacı ve eşine yardım ederek, onlar ile ilgilenerek, bundan sonraki yaşantılarında davacı ve eşine bakılacağı yönünde güven telkin etmiştir.

Davalıya güvenen davacı da davaya konu 24 parça taşınmazını ölünceye kadar bakma akdi ile davalıya devretmiştir. Ne var ki; taşınmazın tapuda devri sağlandıktan sonra davalının davacı ve eşine karşı olumlu davranışları değişmiş, davacı ve eşiyle artık ilgilenmemiştir. Davacının bu şekilde iradesi yanıltılarak hileye düşülmesi sağlanmıştır. Davacı, temlikten sonra kendisine ve eşine bakılmaması üzerine hileye düşürüldüğünü anlamıştır. Davacının resmi akit esnasında aldatıldığını bilmesine olanak yoktur.

Bu durumu bilmesi hayatın olağan akışına da terstir. Kendisine ve eşine bakılmayacağını bilse idi zaten temlik işlemini yapmayacağı kuşkusuzdur. Bakıp gözetileceğine inandırılarak temlik yapılmasını sağlama hâlinin hile olarak kabul edilmesi gerekir.

Hâl böyle olunca; davalı adına kayıtlı taşınmazlar yönünden davanın kabulüne karar verilmesi, yargılama sırasında davalı tarafından 3. kişilere temlik yapıldığının saptanmasını halinde ise 6100 sayılı HMK’nun 125. maddesi gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir…” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda dava tarihinden önce üçüncü kişiye devredilen 189 parsel yönünden davanın reddine, diğer parseller yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.

Karar, davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi …’ın düzenlemiş olduğu rapor okundu, açıklamaları dinlendi, dosya incelendi gereği düşünüldü;

SONUÇ

Hükmüne uyulan bozma kararında, gösterildiği şekilde işlem yapılarak karar verilmiştir. Davalının yerinde bulunmayan temyiz itirazının reddiyle, usul ve yasaya ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 19.934.64 TL. bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 09/09/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Başa dön tuşu

Reklam Engelleyici Algılandı

Lütfen reklam engelleyiciyi devre dışı bırakarak bizi desteklemeyi düşünün